1 yıllık doğal kaynağımızı 214 günde tükettik

Başak Nur GÖKÇAM

Dünyanın bizlere sunmuş olduğu doğal kaynakları ne ölçüde kullandığımız her yıl ölçülerek limit aşım günü olarak belirleniyor. Bu yılki ölçümlere göre ise dünyanın yeni ‘Limit Aşım Günü’ 2 Ağustos oldu. Bu tarih geçen yıl 28 Temmuz’du. Türkiye’de doğal kaynakların tükendiği tarih ise 22 Haziran olarak kayıtlara geçti.

Küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişiklikleri, ormansızlaşırken kentleşme ve dünya nüfusundaki artış, doğal kaynakların çok daha hızlı bir şekilde tükenmesine yol açıyor. Dünyanın sunmuş olduğu 1 yıllık doğal kaynağın insanlar tarafından kullanımını ölçerek o yıla ait Dünya Limit Aşım Günü’nü hesaplayan Küresel Ayak İzi Ağı (GFN), 2023 yılına ait doğal kaynakların 2 Ağustos itibarıyla tükendiğini duyurdu.

Buna göre, kaynaklarını 214 günde tüketen dünya, 3 Ağustos’tan itibaren gelecek yılın kaynaklarını kullanmaya başlayacak. Yani borçlanacak. GFN tarafından 1961 yılından bu yana kaydedilen veriler ışığında ilk küresel aşım, -25 Aralık’ta yaşanmış ve 1971 yılı Dünya Limit Aşım Günü olarak belirlenmişti.

1971 yılından bu yana yaşanan limit aşımlarını durdurabilen tek şey Covid-19 salgını olmuştu. Ve 2020 yılı hariç, küresel limit aşım günü hemen her yıl bir öncekinden daha erken bir tarihe geriledi.

Kriz çok yakın

Kaynak tüketimlerinde yaşanan sıkıntıya ilişkin değerlendirmede bulunan GENSED (Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği) Başkanı Tolga Murat Özdemir, “2015 yılında Paris Konferansı ile karbon salımlarını belirli seviyeye çekme taahhütleri çerçevesinde salıma en büyük sebep olan fosil yakıtlardan elektrik üretimi ile ilgili yenilenebilir enerji hedefleri ortaya koyulmuştu. Türkiye bu anlaşmayı geçen sene meclisten geçirirken, Avrupa Green Deal 2050 karbon nötr ile ilerlemeyi seçti.

Ülkemizin karbon nötr için hedef aldığı yıl ise 2053 oldu. BM’nin farkındalık yaratmak için tüm dünyanın hedeflerin gerisinde kaldığını göstermek adına hazırladığı parametreye göre iklim krizi kapıda. Çünkü 2023 için 2 dereceyi yakalama sınırı, daha 214’üncü günde çoktan geçti. Yani böyle giderse 2 derece değil, 4-5 derecelik bir ısınma meydana gelecek ve iklim krizi yaşanacak” dedi.

“Çözüm için geç kalıyoruz”

Yenilenebilir enerji, güneş ve rüzgâr kaynaklı enerji üretimi ve bunların sürdürülebilirliği için yapılacak tek şeyin enerji depolama olduğunun altını çizen Tolga Murat Özdemir, “Fakat geç kalınıyor. Türkiye’de temmuz sonunda bu yıl için 885 MW GES ve 200 MW’e yakın RES yapıldı. Halbuki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ulusal enerji planına göre her yıl ortalama 3 bin 500 MW GES yapılması gerek. Bu yıl böyle giderse 2 bin MW GES’i bile bulamayacağız. Buradaki en büyük engel ise finansman, kapasite ve bürokrasi” dedi.

“Sulamada aşırı israf var”

Dünyada su kullanımının %69’unun tarımda, %19’unun sanayide, %12’sinin ise evsel olarak kullanıldığını belirten SUDER Başkanı Hüseyin Karamehmetoğlu, “Ambalajlı su üreticilerinin su kullanımı ise %1 bile değil. Suyun yeterli olması için verimli kullanılması gerek. Maalesef ülkemizin tarımında uygulanan vahşi sulama yöntemleri kaynakların aşırı israfına, toprağın kalitesinin bozulmasına ve çoraklaşmasına neden oluyor. Suyun geleceği için tarımda modern sulamaya geçilmeli” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx